Emir Sultanın Rüyası
Tarık Velioğlu
Emir Sultan bir gece Resûlullah’ı rüyasında görmüş, Efendimiz kendisine Bursa Ulu Camii’nin yerini gösterip hududunu çizerek, “Şu yere, ümmetim için bir ulu cami bina edin!” buyurmuştu. Hz. Emir, rüyasını kayın pederi olan Yıldırım Beyazıt’a anlatmış ve böylece Ulu Cami inşa edilmiştir. Yıldırım Beyazıt, Emir Sultan ile Ulu Cami’nin binasını kontrol ederken, Emir Sultan’ın “Pek güzel yapılmış, ama dört köşesine birer meyhane yapılsa daha mükemmel olurdu” demesi üzerine hünkârın canı sıkılır ve “Cami-i Şerîf, Hüdâ’nın evidir. Onun etrafında meyhane gibi yerlerin ne münasebeti vardır!” cevabını verince, Emir Hz. “Padişahım, hakikatte Hüdâ’nın evi, mü’minin kalbidir. Niçin kalb-i şerifinizi yasak ve zararlı şeylerle dolduruyorsunuz! diye padişahın içki ve işret alemlerine olan düşkünlüğüne işaret edince, Yıldırım Beyazıt, intibaha gelip bütün haramlardan tevbe eder. (s.36)
Osmanlı’nın Manevi Sultanları isimli eserin bir başka hususiyeti sadece hayat hikayelerinden kesitler sunmakla kalmamış, yer yer menakıplardan da seçmeler sunmuştur. Bunun yanında divanları olan, şiirleri olan gönül ehlinden de şiir demetleri nakledilmiştir.
Can içre can olan, cihan içre cihan olan bu gönül sultanları, bu vesileyle Tarık Velioğlu’nun kaleminden tekrar yâd edilmiştir. Sözün hulasası Limni adasında sürgünde iken vefat eden büyük bir gönül ehl-i zât olan Niyaz-ı Mısrî (v.1694)’ ye ait:
“Mürşit gerekdir bildire Hakk’ı sana Hakka’l-yakîn
Mürşidi olmayanların bildikleri güman imiş.” (s. 217)
-Osmanlı’nın Manevi Sultanları, Tarık Velioğlu, Hayy Kitap, 439 s., İstanbul, Ekim 2008
Bu yazı, 139
kez okundu Bu makaleye yorum yaz