Bilindiği üzere Filistin halkı üzerine israilin uzun zamandır uygulamakta olduğu soykırım zulüm işkence ve yıldırma politikaları devam etmekte bütün dünyanın gözü önünde gerçekleşen bu olaylar sonucunda Filistin halkı bir acık hava hapishanesinde iyice daralmış bunalmış sıkışmış durumda… Açlık hastalık sefalet hat safhaya ulaşmış durumda çocukların eğitimi olmadığı gibi insanların insani şartlarda yaşamaları da artık söz konusu değil. Dünyanın gözü önünde cereyan eden bu olaylara duyarsız kalmamak, bu acık hava hapishanesi içerisinde sıkışmış olan Filistin halkının özgürlüğü elde etmesi ve buna bir çıkış yolu olması amacıyla dünyanın da dikkatlerini buraya çekmek amacıyla İngiltere den yola çıkan ‘Filistin’e yol açık’ konvoyu belli bir sure sonra İstanbul’a intikal etmiştir. İstanbul’a intikal eden konvoya Safa Vakfı olarak bizimde araç dahil etmemiz ekip dahil etmemiz sonucunda konvoy İstanbul’dan hareket etmiş 6 aralık tarihinde ve bu güne kadar da 23 gün geçmiştir. Filistin’e yol acık sloganında ve araç konvoyunun götürülmesinde 2 amaç vardı. Bunlardan birisi bütün dünyanın dikkatlerini oraya çekmiş olmak orada ki zulmün işkencenin mahiyetini, dost ve düşmanın kim olduğunu ortaya koymuş olmak diğer taraftan da Filistin’in bir devlet olduğunu dünyaya haykırmak, israilin herhangi bir müdahalesi olmadan yardım konvoyunu kapılardan rahatça geçirmek ve o kapıların da açılmasını böylelikle sağlamış olmaktı. Fakat gördüğümüz kadar dünyanın gözü önünde gerçeklesen olaylar ve bir takım engellemelerle karşılaşılmış oldu. Bu karşılaşılmış olan engellerin önemli bir bölümüde tabii ki Mısır’dan kaynaklandı. Mısır’ın bu güne kadar devlet olarak nerede kimlerin yanında yer aldığı ve hangi menfaate çanak tutmuş olduğu bilinmektedir. Bu son yapmış olduğu engellemeler zulümler hatta konvoyu tasla bezeri şeylerle yaralamış olmaları ve oradaki insanlara darp etmiş olmalarının altında ki Mısır’ın gerçek yüzünü insanlığın da görmesine böylelikle bu olay vesile oldu. Uzun bir çabadan sonra tabi ki elhamdülillah konvoy Gazze’ye girdi. Gazze’de büyük bir şenlik ve bayram havası içerisinde karanfillerle karşılanan heyet ki, bu heyet içerisinde malumunuz olduğu üzere hem Ortodoks Yahudiler, hem Hıristiyan İngiltereliler ve yol boyunca intikal eden Müslüman insanlar var. Zulmün dini olmaz hangi milletten hangi dinden olursa olsun kim yaparsa yapsın insanlık zulme karşı bir başkaldırı bir direniş bir karşı koyuş içerisinde olması lazım. Görüldüğü kadarıyla burada konvoy ve yapılmak istenen çalışma hedefine ulaşmıştır gayet başarılı bir şekilde gerekli mesajlar çıkartılmıştır. Umarız ki bundan sonra Filistin’le alakalı Filistin’e özgürlükle alakalı daha güzel çalışmalar ortaya konmuş olur ve Kudüs’ümüz, Mescid-i Aksa’mız bağrına saplanmış olan bu hançerden, üzerine gerilmiş olan zincirlerden en kısa zamanda kurtulur.